GÜNÜMÜZDE ARKEOLOJİK PEYZAJLARDA YAŞAM

KRASP aynı zamanda araştırma bölgemizin ‘bugünkü arkeolojik mevcudiyeti’ni de önemsemektedir. KRASP’ın zamansal çerçevesi, özellikle geçmişin maddi kalıntılarının ve bölgede bugün yaşayan insanların geçim yollarının nasıl birbiri içine geçmiş olduğuna odaklanarak bahsi geçen arkeolojik peyzajların devam eden tarihi sürekliliğinin değerlendirilmesini kapsamaktadır.

Şimdiye kadar, konu ile ilişkili verilerimizin çoğunluğu niceldir. KRASP 2016 yılında başladığından bu yana, buluntu yerlerine yaptığımız ziyaretler (şekil 1), uydu görüntüleri (şekil 2) ve daha önceki yayınların değerlendirilmesi vasıtasıyla günümüz insan aktivitelerinin arkeolojik peyzaj üzerindeki etkilerini sistematik olarak kaydetmekteyiz. Arazi çalışması sırasında ziyaret ederek kayıt altına aldığımız buluntu yerlerinin yaklaşık %90’ı, yağmalama, tarımsal faaliyetler, yol çalışmaları, sulama ve/veya inşaat faaliyetleri nedeniyle tahrip olmuş durumdadır. Tahribata uğramış buluntu yerlerinin büyük çoğunluğu, tek bir çukurdan, iş makinaları ile oluşturulmuş muazzam büyüklükteki çukurlara kadar değişen şekillerde yağmalanmış durumdadır (şekil 3). KRASP, bu faaliyeteleri Konya Ovası’nın arkeolojik geçmişinin günümüze kadar uzanan izlerinin bir parçası olarak anlaşılmasına önem vermektedir. Bilhassa, yağmanın siyasi ekonomisi ve ideolojisi ile ve yağmanın bu çiftçi topluluklarının gündelik yaşamlarının nasıl apaçık bir şekilde bir parçası olduğu ile ilgilenmektedir.

Bu bağlamda, KRASP, eski anıtların devşirme malzeme olarak kullanımını da incelemektedir. Bu olgu, mimari elemanların alelade bir şekilde inşa projelerinde kullanımından lahitlerin yalak olarak kullanılmasına ve daha ideolojik olarak bu eserlerin özellikle mezarlıklarda izinsizce el koyularak kullanılmasına kadar çeşitlilik göstermektedir. Mezarlıklarda kullanılan devşirme malzemelere örnek olarak, KRASP, İsmil’deki mezarlıkta en az bir tane Geç Antik Dönem kilisesinden alınan farklı mimari ve heykeltıraşlık elemanlarının mezar taşı olarak kullanıldıklarını belgelemiştir. Bir başka mezarlıkta ise bir Roma lahit kapağı önce bir Bizans kilisesinde yazıtlı lento, daha sonra da musalla taşı olarak tekrar kullanılmıştır.